Son İzmirli: Salih Uçan
İzmir, Türkiye’de kendine has bir futbol kültürü olan ender şehirlerden biri ve ne mutlu ki bu kültürün bir parçası olarak kulüplerin birçoğu altyapıdan beslenen, genç oyuncuları kazanmayı bilen ve şans tanıyan bir yapıya sahipler. Bir dönem üst düzey oyuncu çıkarmakta zorlansa da yeni nesillerde tekrar yükselişe geçen İzmir futbolu 1994 jenerasyonunun en büyük iki yıldız adayını çıkarmış durumda. Okay Yokuşlu Süper Lig’de forma giymeye başladı, anlaşılan sıra bu kez Bucasporlu Salih’de…
Salih Uçan, aslında çıkışını geride bıraktığımız sezonun başında yapmış bir oyuncu. Milli takımlarda her zaman beklentilerin yüksek olduğu, neslinin önde gelen oyuncularından birisiydi ancak genç bir futbolcu için her şeyden önemlisi oynamak, oynamak ve oynamak… Salih, bu açıdan uygun bir kulüpte yetişmenin de getirisiyle doğru zamanda üst düzey futbola adım attı ve oynadığı futbolla ülkenin en değerli potansiyellerinden biri haline geldi.
18 yaşını dolduran Salih’in en önemli özelliği üstün bir pasör olması. Türkiye’de bu kalibrede pasör çok seyrek yetişiyor ve doğal olarak fark yaratma açısından daha değerli oluyorlar. Üstelik Salih sabit bir oyuncudan ziyade dripling becerisi de yüksek ve oyunu aklıyla oynadığını her an belli eden bir isim. Fiziksel olarak da çok büyük eksikleri var demek zor, gelişimi kontrol altında tutulur ve yapısına göre doğru yaşta ağırlık çalışmalarına başlarsa daha da güçlü bir orta saha oyuncusu haline gelebilir.
Komple bir orta saha oyuncusu olma yolunda ilerleyen Salih’in yetenekleri sadece İzmir’de dikkat çekmedi elbette. Son olarak Fenerbahçe ile Beşiktaş’ın ciddi şekilde ilgilendiği oyunculardan biri olduğu söylenen Salih için Rusya Premier Ligi ekiplerinden Rubin Kazan’ın ciddi bir teklif hazırladığı, onun bonservisi için de 1,5 milyon avro ödemeye hazır olduğu da konuşuluyor. Rubin Kazan’ın transfer komitesinin başında kısa bir süre Bucaspor’da da oynayan, tanıdık bir sima Stjepan Tomas’ın olduğunu da bu noktada hatırlatmak gerek.
U-19 Milli Takımı’nın teknik direktörü Feyyaz Uçar’ın güvendiği isimlerden biri olan Salih Uçan, bu ay içinde U-19 Avrupa Şampiyonası’na katılma yolundaki son engel olan Yunanistan U-19 Elit Tur eşleşmesinde de forma giyecek. Eğer bu tur geçilirse yaz döneminde Salih’in adı birçok kişi tarafından daha gür bir biçimde seslendirilecek.
Salih Uçan, aslında çıkışını geride bıraktığımız sezonun başında yapmış bir oyuncu. Milli takımlarda her zaman beklentilerin yüksek olduğu, neslinin önde gelen oyuncularından birisiydi ancak genç bir futbolcu için her şeyden önemlisi oynamak, oynamak ve oynamak… Salih, bu açıdan uygun bir kulüpte yetişmenin de getirisiyle doğru zamanda üst düzey futbola adım attı ve oynadığı futbolla ülkenin en değerli potansiyellerinden biri haline geldi.
18 yaşını dolduran Salih’in en önemli özelliği üstün bir pasör olması. Türkiye’de bu kalibrede pasör çok seyrek yetişiyor ve doğal olarak fark yaratma açısından daha değerli oluyorlar. Üstelik Salih sabit bir oyuncudan ziyade dripling becerisi de yüksek ve oyunu aklıyla oynadığını her an belli eden bir isim. Fiziksel olarak da çok büyük eksikleri var demek zor, gelişimi kontrol altında tutulur ve yapısına göre doğru yaşta ağırlık çalışmalarına başlarsa daha da güçlü bir orta saha oyuncusu haline gelebilir.
Komple bir orta saha oyuncusu olma yolunda ilerleyen Salih’in yetenekleri sadece İzmir’de dikkat çekmedi elbette. Son olarak Fenerbahçe ile Beşiktaş’ın ciddi şekilde ilgilendiği oyunculardan biri olduğu söylenen Salih için Rusya Premier Ligi ekiplerinden Rubin Kazan’ın ciddi bir teklif hazırladığı, onun bonservisi için de 1,5 milyon avro ödemeye hazır olduğu da konuşuluyor. Rubin Kazan’ın transfer komitesinin başında kısa bir süre Bucaspor’da da oynayan, tanıdık bir sima Stjepan Tomas’ın olduğunu da bu noktada hatırlatmak gerek.
U-19 Milli Takımı’nın teknik direktörü Feyyaz Uçar’ın güvendiği isimlerden biri olan Salih Uçan, bu ay içinde U-19 Avrupa Şampiyonası’na katılma yolundaki son engel olan Yunanistan U-19 Elit Tur eşleşmesinde de forma giyecek. Eğer bu tur geçilirse yaz döneminde Salih’in adı birçok kişi tarafından daha gür bir biçimde seslendirilecek.
http://tr.eurosport.com/yetenek-avcisi_blog211/son-izmirli-salih-ucan_post2110041/blogpostfull.shtml
Eurosport'taki Yetenek Avcısı köşesine Salih Uçan'ın genel bir profilini çizmiş, iyi bir merkez oyuncusu olduğunu ve top tekniğiyle gelişime çok açık, özel bir futbolcu olma yolunda ilerlediğini yazmıştım. Rubin Kazan, Beşiktaş derken transferini Fenerbahçe bitirdi, borsa bildiriminin ardından da Salih transferi twitter hesabından doğruladı.
Fenerbahçe biraz şartların da zorlamasıyla çok doğru ve agresif bir yerli transferi politikası oluşturdu ve olası bir ceza halinde yola yerlilerle devam etme olasılığına karşı kadrosunu kısa ve orta vadede güçlendirecek oyunculara yatırım yapmaya başladı. Soner Aydoğdu transferi bitime yaklaşmışken, aynı bölgeye ondan üç yaş genç olan Salih Uçan'ı da almak bu yatırımın bir göstergesi. Fakat işe Salih açısından bakarsak bu onun için bir şans olduğu kadar da risk.
Bir genç oyuncu için oynaması en zor mevkii takımın merkezi olan oyun kurucu pozisyonu ve Fenerbahçe'de bu alanda ülkenin en iyilerinden birisi olan Emre Belözoğlu var. Salih ise Bucaspor'da düzenli oynayan ve hızlı gelişimini de yeteneği kadar bulduğu oynama fırsatına borçlu bir oyuncu. Yeteneğinin rafine edilmesi, üst düzeyde fark yaratan bir oyuncu haline gelmesi için 1-2 yıl Süper Lig tecrübesine ihtiyacı var. Fenerbahçe ona bu fırsatı tanıyamayacak kadar yarışmacı olabilir ama onun buna ihtiyacı olduğunu görecek kadar vizyoner olması zorunlu. En yakın örnek 91 jenerasyonunun oyun kurucusu Abdülkadir Kayalı'nın düştüğü durum.
Abdülkadir de en az Salih kadar potansiyelli, yetenekli ve önü açık bir isimdi ancak gelişimi açısından en kritik dönem olan 17-21 yaş aralığını üst düzey futbolda geçirmedi. Şimdilerde bir toparlanma sürecinde olsa da belki de hiçbir zaman beklentileri karşılayamayacak. Her oyuncuyu ayrı değerlendirme taraftarıyım her zaman ama 17-21 yaş arası düzenli futbol oynamak bir kriter ve Salih buna iyi bir başlangıç yapmışken kesintiye uğramamalı. Belki Fenerbahçe onu Bucaspor'da bir sene daha kiralık olarak bırakabilir, hem iki takım hem de Salih bu açıdan kazançlı çıkar. Salih de "Bi' Abdülkadir Kayalı" olmaz. Eurosport'taki yazıda deidğimiz gibi Salih artık bir A2 takımı oyuncusu değil ve oynaması şart. Onun yaşıtlarına göre yarattığı en büyük fark da bu.
Salih'e dair merak edilen sorularla ilgili kısa notlar
*Salih bir defansif orta saha ya da forvet arkası oyuncusu değil. Orta sahanın merkezinde oynuyor ve daha çok topla rahat hareket edebilme ve dripling becerisiyle öne çıkıyor. Yetenek-performans kriterinden bağımsız olarak bölge açısından Selçuk İnan doğru bir örnek.
*Milli takımda değer verilen, özel isimlerden biri ve artık U-19 milli takımı düzeyinde forma giyiyor. Son olarak Elit Tur'da (U-19 Avrupa Şampiyonası'na yükselme play-offları) Yunanistan'a karşı forma giydi ancak ilk maçta 3-0 mağlup olduğumuzdan şampiyonaya kalma şansımız mucizelere kaldı. Orada daha rahat izleme şansı bulabilirdik.
*Fenerbahçe'nin transfer ettiği bir başka önemli yetenek olan Recep Niyaz'la bölgesi çakışıyor denemez, Recep daha önde oynayan bir oyuncu. Onun hızı ve topla yakınlığı Türkiye'deki benzerlerinin en iyisi olsa da Salih fiziken ve zihnen üst düzeye daha hazır bir oyuncu. İki ismi transfer etmek de çok başarılı bir
operasyon. Bir başka orta saha oyuncusu Gökay İravul'a göre hem yetenek, hem hazır olma açısından ise önde. Fenerbahçe, Gökay'ı komple kaybetmek istemiyorsa onun da kiralık gitme zamanı geldi, geçiyor.
Fenerbahçe biraz şartların da zorlamasıyla çok doğru ve agresif bir yerli transferi politikası oluşturdu ve olası bir ceza halinde yola yerlilerle devam etme olasılığına karşı kadrosunu kısa ve orta vadede güçlendirecek oyunculara yatırım yapmaya başladı. Soner Aydoğdu transferi bitime yaklaşmışken, aynı bölgeye ondan üç yaş genç olan Salih Uçan'ı da almak bu yatırımın bir göstergesi. Fakat işe Salih açısından bakarsak bu onun için bir şans olduğu kadar da risk.
Bir genç oyuncu için oynaması en zor mevkii takımın merkezi olan oyun kurucu pozisyonu ve Fenerbahçe'de bu alanda ülkenin en iyilerinden birisi olan Emre Belözoğlu var. Salih ise Bucaspor'da düzenli oynayan ve hızlı gelişimini de yeteneği kadar bulduğu oynama fırsatına borçlu bir oyuncu. Yeteneğinin rafine edilmesi, üst düzeyde fark yaratan bir oyuncu haline gelmesi için 1-2 yıl Süper Lig tecrübesine ihtiyacı var. Fenerbahçe ona bu fırsatı tanıyamayacak kadar yarışmacı olabilir ama onun buna ihtiyacı olduğunu görecek kadar vizyoner olması zorunlu. En yakın örnek 91 jenerasyonunun oyun kurucusu Abdülkadir Kayalı'nın düştüğü durum.
Abdülkadir de en az Salih kadar potansiyelli, yetenekli ve önü açık bir isimdi ancak gelişimi açısından en kritik dönem olan 17-21 yaş aralığını üst düzey futbolda geçirmedi. Şimdilerde bir toparlanma sürecinde olsa da belki de hiçbir zaman beklentileri karşılayamayacak. Her oyuncuyu ayrı değerlendirme taraftarıyım her zaman ama 17-21 yaş arası düzenli futbol oynamak bir kriter ve Salih buna iyi bir başlangıç yapmışken kesintiye uğramamalı. Belki Fenerbahçe onu Bucaspor'da bir sene daha kiralık olarak bırakabilir, hem iki takım hem de Salih bu açıdan kazançlı çıkar. Salih de "Bi' Abdülkadir Kayalı" olmaz. Eurosport'taki yazıda deidğimiz gibi Salih artık bir A2 takımı oyuncusu değil ve oynaması şart. Onun yaşıtlarına göre yarattığı en büyük fark da bu.
Salih'e dair merak edilen sorularla ilgili kısa notlar
*Salih bir defansif orta saha ya da forvet arkası oyuncusu değil. Orta sahanın merkezinde oynuyor ve daha çok topla rahat hareket edebilme ve dripling becerisiyle öne çıkıyor. Yetenek-performans kriterinden bağımsız olarak bölge açısından Selçuk İnan doğru bir örnek.
*Milli takımda değer verilen, özel isimlerden biri ve artık U-19 milli takımı düzeyinde forma giyiyor. Son olarak Elit Tur'da (U-19 Avrupa Şampiyonası'na yükselme play-offları) Yunanistan'a karşı forma giydi ancak ilk maçta 3-0 mağlup olduğumuzdan şampiyonaya kalma şansımız mucizelere kaldı. Orada daha rahat izleme şansı bulabilirdik.
*Fenerbahçe'nin transfer ettiği bir başka önemli yetenek olan Recep Niyaz'la bölgesi çakışıyor denemez, Recep daha önde oynayan bir oyuncu. Onun hızı ve topla yakınlığı Türkiye'deki benzerlerinin en iyisi olsa da Salih fiziken ve zihnen üst düzeye daha hazır bir oyuncu. İki ismi transfer etmek de çok başarılı bir
operasyon. Bir başka orta saha oyuncusu Gökay İravul'a göre hem yetenek, hem hazır olma açısından ise önde. Fenerbahçe, Gökay'ı komple kaybetmek istemiyorsa onun da kiralık gitme zamanı geldi, geçiyor.







0 yorum:
Yorum Gönder